İçeriğe geç
19 Ekim 2026, Pazartesi Canlı PiyasalarAltınBorsaDövizKriptoBölümlerRSSEditör Girişi

Piyasanın nabzı, ekonominin gündemi.

Ekonomi Gündemi

Türkiye'nin enerji koridoru rolü tartışılıyor

Hürmüz ve Kızıldeniz'deki krizler küresel ticaret rotalarını değiştirirken, Türkiye'nin stratejik konumunu ekonomik değere dönüştürme kapasitesi gündemde.

TürkAta Haber Ajansı

Türkiye'nin enerji koridoru rolü tartışılıyor

Küresel enerji ve ticaret akışlarında yaşanan jeopolitik gerilimler, dünya haritasını yeniden şekillendiriyor. Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışındaki daralma, Malakka'daki tanker trafiğindeki düşüş ve Kızıldeniz'deki rota değişiklikleri, Çin, Rusya, Hindistan ve Körfez ülkelerinin yeni koridor arayışlarını hızlandırdı. Bu süreçte Türkiye'nin stratejik konumunun avantaj mı yoksa dezavantaj mı oluşturacağı sorusu uzmanların gündeminde yer alıyor.

Ekonomim'de yayınlanan habere göre, enerji güvenliğinde artık sadece üretim noktaları değil, malların dünya pazarlarına hangi güzergâhlarla ve ne kadar güvenli ulaştırıldığı belirleyici oluyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verileri, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol miktarının 2025 son çeyreğindeki günlük 21,6 milyon varilden, 2026 ikinci çeyreğinde 4,9 milyon varile düştüğünü gösteriyor. Bu durum yaklaşık yüzde 77'lik bir daralmaya işaret ederken, Eylül ayında Brent petrolün ortalama 114 dolara yükselmesi krizin ekonomik yansımalarını ortaya koyuyor.

Türkiye'nin stratejik değeri yalnızca İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile sınırlı kalmıyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan, Irak-Türkiye petrol hattı, TANAP ve TürkAkım gibi projeler ülkeyi önemli bir enerji merkezi haline getiriyor. Türk Boğazları'ndan geçen günlük petrol akışı 2025 sonunda 3,7 milyon varilken, 2026 ikinci çeyreğinde 4,1 milyon varile çıktı. Ancak Irak ile yapılan yeni düzenleme günlük 750 bin varil kapasite öngörse de, Ceyhan'a fiilî akışın yaklaşık 200 bin varil seviyesinde kaldığı belirtiliyor.

Kuzey-Güney Koridoru ve Orta Asya demiryolları gibi alternatif projeler Türkiye'yi tamamen devre dışı bırakmıyor. Dünya Bankası'nın Eylül 2026 değerlendirmesi, gerekli yatırımlar ve reformlarla Orta Koridor ticaretinin 2040'a kadar üç kattan fazla artabileceğini öngörüyor. Limanlar, demiryolları ve gümrüklerdeki darboğazların giderilmesi, bu potansiyelin hayata geçmesi için kritik görülüyor.

Uzmanlar, Türkiye'nin hedefinin sadece transit geçiş noktası olmak değil, enerji ticareti, lojistik, finansman ve sanayi yoluyla katma değer yaratmak olması gerektiğini vurguluyor. Güvenilir hukuk, öngörülebilir ekonomi politikaları ve akılcı diplomasi ile coğrafi konumun stratejik güce ve refaha dönüştürülebileceği ifade ediliyor.

TürkAta Haber Ajansı

Okumaya devam edin