Baltık ülkelerinde Türk ihracatçıya fırsat
Türkiye'nin Letonya, Litvanya ve Estonya ile ticaret hacmi 2 milyar dolar eşiğine dayanırken, bölgedeki maliyet avantajları ve stratejik konum Türk üreticiler için yeni fırsatlar sunuyor.
Türkiye ile Baltık ülkeleri arasındaki toplam ticaret hacmi 2 milyar dolar sınırına yaklaşırken, otomotiv yan sanayisinden tekstile, kimyadan çeliğe kadar geniş bir yelpazede Türk firmalarının bölgedeki etkinliği artıyor. Bölgenin gelişmiş dijital altyapısı, düşük bürokratik engelleri ve serbest ekonomi bölgeleri, İskandinav pazarlarına kıyasla yüzde 40-50 oranında maliyet avantajı sağlıyor. Bu durum, 'Made in Europe' etiketiyle Avrupa Birliği pazarlarında kalıcı olmayı hedefleyen Türk markaları için önemli bir kapı aralıyor.
Ekonomim'de yayınlanan habere göre, Türkiye'nin Vilnius ve Riga büyükelçileri, Baltık coğrafyasının yalnızca nihai bir tüketim pazarı olmadığını, aynı zamanda İskandinav ve AB pazarlarına doğrudan erişim sağlayan stratejik bir lojistik ve üretim üssü olduğunu vurguluyor. Diplomatlar, Türk girişimcilerin sadece ihracatçı rolüyle yetinmeyip ortak imalat, stratejik lojistik depoları, montaj hatları ve bölgesel dağıtım merkezleri kurmasının, markaların Avrupa'daki rekabet gücü ve vergi avantajları açısından kritik olduğunu belirtiyor.
Türkiye'nin Riga Büyükelçisi Ahmet Cemil Miroğlu, Letonya'nın nüfus ve yüz ölçümü açısından mütevazı görünse de güçlü dijital altyapısı ve coğrafi konumuyla Türk özel sektörü için büyük imkânlar barındırdığını ifade etti. Miroğlu, 1,8 milyonluk nüfusa rağmen ülkenin Kuzey Avrupa ve İskandinav pazarlarına açılan güçlü bir kapı olduğunu, ikili ticaret hacminin 440 milyon dolar seviyesinde dengeli seyrettiğini ancak bu rakamın mevcut potansiyeli yansıtmadığını kaydetti. JETCO toplantıları ve reformcu adımlarla ilk etapta 1 milyar dolarlık ticaret hacminin hedeflendiğini belirten Miroğlu, kara yolu kotaları ve SKDM kısıtlamalarına karşı Letonya'nın ideal bir depolama ve lojistik merkezi olabileceğini vurguladı. Miroğlu, "Letonya'da çok dilli, yükseköğrenimli ve dijital yetkinlikleri yüksek iş gücünün ortalama net maaş seviyesi 1.400-1.500 euro bandında bulunuyor. İskandinav ülkelerine kıyasla elde edilen yüzde 40 ila 50 civarındaki bu maliyet avantajı, bölgede depolama ve üretim tesisi kurmak isteyen Türk yatırımcılara muazzam bir kolaylık sunuyor" dedi.
Türkiye'nin Vilnius Büyükelçisi Esra Topçu ise Litvanya'nın stratejik değerine dikkat çekerek ülkeyi AB pazarına geçişte kilit bir eşik olarak nitelendirdi. Yüksek teknoloji, yeşil dönüşüm, savunma sanayisi ve lojistik alanlarında ortak yatırım fırsatları bulunduğunu aktaran Topçu, 2022'den beri 1 milyar doların üzerinde seyreden ticaret hacminin geçen yıl 1,1 milyar dolara ulaştığını hatırlattı. JETCO oturumlarında yeni hedefler belirlendiğini kaydeden Topçu, "Ticari ilişkilerimizde çıtayı 1,5 ile 2 milyar dolar aralığına yükselttik. Mevcut dış ticaretimizin ana omurgasını çelik sektörü oluşturuyor; fakat bu yapıyı farklı iş kollarını dahil ederek çeşitlendirmek durumundayız" diye konuştu. Litvanya'nın 2027'de AB Konseyi Dönem Başkanlığı'nı üstleneceğini ve bu süreçte küresel iş forumlarının ülkeye taşınacağını dile getiren Topçu, Türk üreticilerin katma değerli ve düşük emisyonlu imalat altyapısıyla SKDM ve korumacılık engellerini aşabileceğini belirtti. Topçu, "Haritada küçük bir ülke gibi dursa da Litvanya'nın sunduğu teşvikler ve stratejik konum son derece kıymetli. Serbest ekonomi bölgeleri, iş yapma kolaylığı ve AB pazarına doğrudan erişim noktasında çok önemli bir kapı. Gerek Büyükelçilik gerekse Ticaret Müşavirliği olarak bölgeye adım atmayı hedefleyen tüm şirketlerimizin arkasındayız" ifadelerini kullandı.
TürkAta Haber Ajansı