Tarımın Kadın Yıldızları Projesi, 5. yılında büyümeye devam ediyor
Dondurulmuş gıda markası SuperFresh’in Kadın Yıldızları Projesi, 2022’de başlayan programın beşinci yılında da güçlenerek sürüyor.
Ekonomim'in haberine göre, Tarımın Kadın Yıldızları Projesi kapsamında tarımsal üretimde kadınların konumunu güçlendirmek amacıyla başlatılan çalışmalarda bugüne kadar 5.500’ün üzerinde kadın çiftçiye ulaşıldı ve sözleşmeli üretici ağı içindeki kadın üretici oranı yüzde 5’ten yüzde 30’a çıktı. Proje, Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle uygulanan ve ürün alım garantisi, finansal destek, tohum ve gübre yardımı, 7/24 ziraat mühendisi desteği, eğitimler ve dayanışma ağıyla kadın çiftçilerin üretimdeki etkisini artırmayı amaçlıyor.
Bugün de söz konusu girişim, kadın emeğini görünür kılan ve sosyal faydayı somut etkiye dönüştüren, her yıl sahadaki ihtiyaçlara göre geliştirilen uzun soluklu bir model olarak faaliyetini sürdürüyor. 2023’te görünürlüğü artıran iletişim çalışmaları ve yeni paydaşlarla büyüyen proje, 2024’te finansal okuryazarlık, girişimcilik, ekoloji ve yapay zekâ odaklı eğitimlerle derinleşti ve topluluk ağları aracılığıyla kadın çiftçiler arasındaki bağı güçlendirdi. 2025 yılında ise ürün lansmanı ve staj programı gibi adımlar eklenerek etkisi genişletildi.
Tarımın Kadın Yıldızları’nın emeğiyle üretilen SuperFresh “Ege'den Hasat” bezelye, kadın emeğinin toplumsal faydadan raflara uzanan en somut çıktılarından biri haline geldi. Kategoride bir ilki gerçekleştirerek Michelin tavsiyeli bir restoranın menüsüne girmeyi başaran bu ürün, tarladan tabağa sürdürülebilir bereket kavramını da görünür kıldı.
2026’da temel çiftçilik eğitimi başta olmak üzere farklı ihtiyaçlara yönelik eğitim ve söyleşiler sürerken yaklaşık 2.000 kadının yer aldığı bilgi paylaşımı platformu, uzmanlara erişim ve dayanışmanın yıl boyunca sürdüğü bir alan olarak şekilleniyor. TABİT iş birliğiyle finansal okuryazarlıktan girişimciliğe, sürdürülebilir tarımdan yapay zekâ uygulamalarına kadar genişleyen eğitim ve söyleşiler yıl boyunca devam ediyor.
Projede beşinci yılına girerken Tarımın Kadın Yıldızları, kadın üreticilerle kurulan ilişkileri üretim dönemleriyle sınırlı tutmaktan çıkarıp eğitim, topluluk, görünürlük ve ekonomik güçlenme başlıklarını bir araya getiren daha bütüncül bir yapıya dönüştürdü. Sosyal fayda ve sürdürülebilirlik yönündeki çalışmalarıyla proje, ulusal ve uluslararası platformlarda 30 kez ödüllendirildi.
SuperFresh, projenin etkisini izlemek ve programı sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirmek amacıyla Ipsos Türkiye ile iş birliği içinde düzenli sosyal etki araştırmaları yürütüyor. Sonuçlar, projenin güçlü ekonomik etkisinin yanı sıra bilgiyle karar verme, ekonomik bağımsızlık, dayanışma ve bilgi paylaşımı gibi alanlarda da dönüşüm sağladığını gösteriyor. Ipsos’un değerlendirmesi, 2026 itibarıyla desteklerin daha somut ve derin bir etkiye dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç ise, projeyi tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini destekleyen uzun vadeli iş birlikleriyle güçlendiren bir örnek olarak görüyor. Sözleşmeli üretim ve alım garantisinin yanı sıra finansman, eğitim ve ziraat mühendisliği desteği sunularak kadın çiftçilerin üretimlerini planlamalarına ve bilgi yetkinliklerini geliştirmelerine katkı sağlandığına dikkat çekiyor. Projenin başlangıcında yüzde 5 olan sözleşmeli kadın üretici oranının yüzde 30’a ulaşmasından memnuniyet duyulduğu da vurgulanıyor.
Besler Pazarlama ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Gülizar Öcal Doğan ise, Tarımın Kadın Yıldızları’nı kadın çiftçileri dinleyerek, ihtiyaçlarını anlayarak ve onlarla birlikte öğrenerek geliştirdiklerini belirtiyor. TABİT iş birliğiyle sunulan eğitimler ve yıl boyunca devam eden bilgi paylaşımı sayesinde kadınların öğrendiklerini üretim süreçlerine taşımalarını desteklediklerini ifade ediyor ve önümüzdeki dönemde eğitimler ile dayanışmayı güçlendireceklerini dile getiriyor.
Projeye dahil olan kadın çiftçilerin kendi ifadeleri, Tarımın Kadın Yıldızları’nın sahada yarattığı dönüşümün sadece ekonomik güçlenmeyle sınırlı kalmayıp özgüven, planlama ve geleceğe dair umutlar da ürettiğini gösteriyor: Sebahat Çoban, eskiden tarlada işçi olduğunu şimdi kendi işinin sahibi olduğunu; Başak Süleymanoğlu, aldıkları eğitimlerle özgüveninin arttığını ve üretimin daha verimli hale geldiğini; Elmas Öner, sözleşmeli tarım sayesinde alacağını bildiğini ve plan yapabildiğini; Raziye Akgül ise eğitimler sayesinde toprağa bakışını değiştirdiğini ve ürün kalitesini anlayarak daha planlı çalışabildiğini aktarıyor.
TürkAta Haber Ajansı