PIMCO uyardı! ABD faizleri yüzde 6'ya çıkabilir
PIMCO, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 6'ya çıkabileceği uyarısında bulundu. Faizin yüzde 5,5'e ulaşmasının bile borsa ve şirket tahvillerinde baskı yaratabileceği belirtildi.
Küresel piyasalarda faizlerin yüksek kalacağına yönelik endişeler artarken, dünyanın önde gelen tahvil yatırım kuruluşlarından PIMCO, ABD tahvil faizlerinde yeni bir yükseliş dalgasına karşı uyardı. PIMCO Grup Yatırım Direktörü Dan Ivascyn, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 6 seviyesine çıkabileceğini belirtirken, hisse senetleri açısından riskin yüzde 5,5 seviyesinde belirginleşebileceğine dikkat çekti.
ABD tahvil faizinde yüzde 6 senaryosu
PIMCO Grup Yatırım Direktörü Dan Ivascyn, 9 Ekim'de Financial Times'a yaptığı değerlendirmede, ABD'nin 10 yıllık devlet tahvili faizinin yüzde 6'ya ulaşmasının ihtimal dahilinde olduğunu söyledi. Ivascyn, son haftalarda tahvil piyasasında görülen satışların sürmesi durumunda bu seviyenin kısa sürede gündeme gelebileceğini ifade etti.
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, ekim ayının başında yüzde 5,34'e yükselerek 2002'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Ivascyn'in açıklamasının yapıldığı saatlerde yüzde 5,29 civarında seyreden faiz, 9 Ekim işlemlerinin ardından ABD Hazinesinin günlük verilerinde yüzde 5,24 olarak kaydedildi.
Dünya'dan Murat Ali Oral'ın haberine göre PIMCO'nun gündeme getirdiği yüzde 6 seviyesi, kesinleşmiş bir tahmin veya gerçekleşmiş bir yükseliş değil. Bu seviye, tahvil piyasasındaki satışların devam etmesi halinde ortaya çıkabilecek risk senaryolarından biri olarak değerlendiriliyor. Böyle bir yükseliş yaşanması durumunda ABD'nin uzun vadeli borçlanma maliyetleri, yaklaşık çeyrek yüzyıldır görülmeyen seviyelere ulaşabilir.
Borsalar için kritik eşik yüzde 5,5
Ivascyn'in değerlendirmesinde öne çıkan noktalardan biri, hisse senetleri üzerindeki baskının tahvil faizleri yüzde 6'ya ulaşmadan da artabileceği uyarısı oldu. PIMCO yöneticisine göre 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5,5'e yükselmesi veya bu seviyeyi aşması, hisse senetleri ve şirket tahvilleri gibi riskli varlıklarda belirgin bir zayıflamaya yol açabilir.
ABD devlet tahvilleri, küresel piyasalarda diğer yatırım araçlarının fiyatlanmasında temel göstergeler arasında yer alıyor. Tahvil getirilerinin yükselmesi, yatırımcıların hisse senetlerinden beklediği getiriyi de artırabiliyor. Bu durum, özellikle gelecekte yüksek kâr elde etmesi beklenen ancak mevcut fiyatları yüksek bulunan şirketlerin değerlemelerini baskılayabiliyor.
Yükselen faizler şirketlerin finansman maliyetlerini de artırıyor. Yeni borçlanmaların daha pahalı hale gelmesi, işletmelerin yatırım kararlarını ve kârlılıklarını etkileyebiliyor. Bu nedenle tahvil faizlerindeki olası yükseliş, yalnızca tahvil piyasasını değil, borsaları ve borçlanma ihtiyacı bulunan şirketleri de yakından ilgilendiriyor.
Petrol fiyatları ve kamu borcu faizleri baskılıyor
ABD tahvil faizlerindeki yükselişin arkasında enerji fiyatları, kamu borcundaki artış ve enflasyon beklentileri gibi çeşitli etkenler bulunuyor.
Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi, üretim ve taşımacılık maliyetlerini artırarak enflasyonun beklenenden uzun süre yüksek kalabileceği endişesini güçlendiriyor. Bu görünüm, ABD Merkez Bankasının (Fed) faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği veya gerekirse ek sıkılaştırmaya gidebileceği beklentilerini destekliyor.
ABD'nin artan kamu borcu ve finansman ihtiyacı da tahvil piyasasında yakından izleniyor. Hükümetin yüksek miktarda borçlanmaya devam etmesi, yatırımcıların uzun vadeli tahvilleri satın almak için daha yüksek getiri talep etmesine neden olabiliyor.
Yapay zekâ yatırımları da bu tablonun bir parçası. Veri merkezleri ve enerji altyapısına yönelik büyük ölçekli harcamalar sermaye ihtiyacını artırırken, ekonomik büyüme ve enflasyon beklentilerini de etkileyebiliyor.
Kaldıraçlı işlemler satışları hızlandırabilir
PIMCO'nun dikkat çektiği risklerden biri de tahvil piyasasındaki kaldıraçlı işlemler. Büyük yatırım fonlarının zarar eden pozisyonlarını kapatmak zorunda kalması, faizlerdeki yükselişi hızlandırabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.
Tahvil fiyatları ile faizleri genellikle ters yönde hareket ediyor. Faizler yükseldiğinde daha önce ihraç edilmiş sabit getirili tahvillerin piyasa değeri düşebiliyor. Kaldıraç kullanarak büyük pozisyonlar taşıyan fonlar ise bu süreçte daha ağır kayıplarla karşılaşabiliyor.
Zararların büyümesi veya risk limitlerinin aşılması, fonları pozisyonlarını kapatmak amacıyla satış yapmaya zorlayabiliyor. Artan satışlar tahvil fiyatlarını daha da aşağı çekerek faizleri yukarı taşıyabiliyor. Ivascyn'in yüzde 6 seviyesini kısa vadede mümkün görmesinin arkasındaki risklerden biri de bu zincirleme hareket ihtimali.
Bununla birlikte, tahvil getirilerinin yükselmesi yeni yatırımcılar açısından daha cazip alım fırsatları yaratabilir. Bu talep, satış baskısını sınırlayabileceğinden yüzde 6 senaryosu kesinleşmiş bir beklenti olarak görülmüyor.
Altın ve Türkiye piyasaları nasıl etkilenebilir?
ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, altın fiyatları açısından da önemli bir gösterge. Faiz getirisi sağlamayan altın, özellikle ABD'de reel faizlerin ve doların güçlendiği dönemlerde baskı altında kalabiliyor. Tahvillerin daha yüksek getiri sunması, bazı yatırımcıların altın yerine faiz geliri sağlayan araçlara yönelmesine neden olabiliyor.
Ancak bu ilişki her koşulda aynı şekilde işlemiyor. Enflasyon kaygılarının artması veya finansal piyasalarda güven kaybı yaşanması, güvenli liman talebini güçlendirerek altın fiyatlarını destekleyebiliyor. Bu nedenle yüksek tahvil faizlerinin altın fiyatlarını kesin olarak düşüreceği söylenemiyor. PIMCO'nun açıklaması da doğrudan bir altın fiyat tahmini içermiyor.
Türkiye açısından ise ABD faizlerindeki yükseliş; gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akımları, doların küresel seyri ve dış finansman maliyetleri üzerinden önem taşıyor. ABD tahvillerinin daha yüksek getiri sunması, uluslararası yatırımcıların gelişmekte olan ülke varlıklarından beklediği getiriyi artırabilir.
Bunun Türkiye piyasalarına yansıması ise küresel risk iştahının yanı sıra enflasyon görünümüne, para politikasına ve yatırımcı güvenine bağlı olacak.
Piyasalar ABD enflasyon verisine odaklandı
Tahvil faizlerinin yönünü etkileyebilecek önemli başlıklardan biri de ABD'nin eylül ayı tüketici enflasyonu verisi. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosunun takvimine göre verilerin 14 Ekim Çarşamba günü Türkiye saatiyle 15.30'da açıklanması bekleniyor.
Enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi, Fed'in daha sıkı bir para politikası izleyebileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirerek uzun vadeli tahvil faizlerini yeniden yukarı taşıyabilir. Beklentilerin altında kalacak bir veri ise piyasalardaki faiz baskısını hafifletebilir.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların izleyeceği temel göstergelerden biri, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5,5 eşiğine yaklaşıp yaklaşmayacağı olacak. Bu seviyedeki hareketin hisse senetleri ve diğer riskli varlıklara nasıl yansıyacağı da küresel piyasaların yönü açısından belirleyici olabilir.
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.
borsaningundemi.com'da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.borsaningundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.borsaningundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur.
BİST isim ve logosu "koruma marka belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.
borsaningundemi.com verilerin sekansı, doğruluğu ve tamliği konusunda herhangi bir garanti vermez. Veri yayınında oluşabilecek aksaklıkar, verinin ulaşmaması, gecikmesi, eksik ulaşması, yanlış olması veri yayın sistemindeki performansın düşmesi veya kesintili olması gibi hallerden oluşan herhangi bir zarardan borsaningundemi.com sorumlu degildir. BİST, verinin sekansı, doğruluğu ve tamlığı konusunda herhangi bir garanti vermez. Veri yayınında oluşabilecek aksaklıklar, verinin ulaşmaması, gecikmesi, eksik ulaşması, yanlış olması, veri yayın sistemindeki performansın düşmesi veya kesintili olması gibi hallerde Alıcı, Alt Alıcı ve/veya kullanıcılarda oluşabilecek herhangi bir zarardan BİST sorumlu değildir.
Finansal veriler
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi değildir. Piyasa verileri gecikmeli olabilir.