Limanlarda yeşil dönüşüm için finansman çeşitliliği şart
Ticaretin merkezindeki limanlarda çevreci yatırımlar zorunluluk haline gelirken, sektör temsilcileri dönüşümün hızlanması için alternatif finansman kaynaklarının arttırılması gerektiğini vurguluyor.
Lojistik sektöründe çevreci yatırımların zorunlu hale geldiği bir süreçte, Türkiye'nin deniz kapılarında kapsamlı bir dönüşüm yaşanıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 2028 yılı sonuna kadar yeşil kruvaziyer limanı, 2030 yılı sonuna kadar ise yeşil konteyner limanı projelerinin tamamlanmasını hedefliyor. Bu doğrultuda limancılık alanında sürdürülebilirlik kriterleri ön plana çıkarken, yüksek maliyetli yatırımların karşılanması için yeni finansman modellerine ihtiyaç duyuluyor.
Ekonomim'de yayınlanan habere göre, Türkiye Liman İşletmecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik, Ulaştırma Bakanlığı'nın Yeşil Liman Sertifikasyonu'nu kademeli olarak zorunlu tuttuğunu belirtti. Erçelik, AB ve uluslararası standartların talep ettiği yeşil enerji kullanımı gibi kriterlere uyum için regülasyonların 2030 hedeflerine kadar sağlanması gerektiğini aktardı. Erçelik, "2030 hedeflerine kadar bu regülasyonlara uyum sağlanması bekleniyor. Bu doğrultudaki yeşil dönüşüm finansman süreçlerinin kolaylaştırılması şart. Doğrudan ekonomik getirisi kısa vadede görülemeyen bu yüksek maliyetli çevresel yatırımlar, birçok firmanın temkinli yaklaşarak bekle-gör pozisyonu almasına neden oluyor" ifadelerini kullandı.
Avrupa hattında yoğun çalışan limanlarda milyonlarca dolarlık ekipman değişimi gerçekleştirildi. Derlenen bilgilere göre, bu alandaki toplam yatırım tutarı 1,1 milyar doları aştı. Devam eden projeler ağırlıklı olarak dizel yakıtlı ekipmanların elektrikli veya hibrit alternatiflerle değiştirilmesine odaklanıyor. Küresel karbon nötr hedefleri doğrultusunda hareket eden lojistik firmaları ve armatörler, artık sadece kendi emisyonlarını değil, yük taşıdıkları limanların karbon ayak izini de sorguluyor. Bu durum, dış ticarette kilit rol oynayan limanları büyük bir operasyonel dönüşümün eşiğine taşıyor. Makine parkının yanı sıra liman içi çekiciler ve römorkörler de elektrifikasyon sürecinden nasibini alıyor.
Yeşil dönüşümün önündeki en büyük engel, yüksek başlangıç sermayesi gereksinimi olarak öne çıkıyor. Sektör paydaşları, AB Yeşil Mutabakatı kapsamında uygulanacak Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'na (SKDM) tam uyum için finansman kanallarının çeşitlendirilmesi gerektiği konusunda hemfikir. Sürdürülebilirlik odaklı sendikasyon kredileri, yeşil tahviller ve uluslararası kalkınma bankalarının düşük faizli uzun vadeli fonları, liman işletmeleri için kritik destek araçları arasında yer alıyor.
Dönüşüm yalnızca araç filolarının elektrifikasyonu ile sınırlı kalmıyor; limanların enerji kaynağı da değiştiriliyor. Depolama alanlarının çatılarına kurulan güneş enerjisi santralleri (GES) ve rüzgâr türbinleri sayesinde kendi temiz enerjisini üreten tesislerin sayısı artıyor. Uluslararası ticaret zincirinde "Yeşil Liman" damgası taşıyan tesisler küresel navlun pazarında rekabet avantajı elde ederken, geleneksel yöntemlerde ısrar eden limanların pazar kaybı yaşama riski ciddi boyutlara ulaşıyor.
TürkAta Haber Ajansı
Ekonomi Gündemi
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi değildir. Piyasa verileri gecikmeli olabilir.