Fed'in faiz adımları ve kritik veriler yeni haftada piyasaların odağında
ABD'de beklentileri aşan enflasyon ve teknoloji hisselerindeki satış baskısı, küresel piyasalarda yeni haftanın gündemini belirliyor. Yatırımcılar, Fed'in para politikası, ekim ayı PMI verileri, Meta ve Tesla'nın bilançoları ile TCMB'nin faiz kararını takip edecek.
Küresel piyasalar, ABD'de açıklanan ve beklentileri geride bırakan enflasyon verileri ile teknoloji hisselerinde görülen satış dalgasının ardından yeni haftaya yoğun bir takvimle giriyor. Yatırımcıların gündeminde, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına dair öngörüler, ekim ayına ilişkin Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri, Meta ve Tesla'nın finansal sonuçları ile Türkiye'de Merkez Bankasının faiz kararı bulunuyor.
Dünya'da yayınlanan habere göre, küresel pay piyasaları, ABD enflasyonu, Orta Doğu'daki gelişmeler ve yapay zekâ sektörüne yönelik endişelerin etkisiyle haftayı karışık bir görünümle kapattı. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon üzerindeki baskıyı artırırken Fed'in gelecek dönemdeki adımlarına ilişkin piyasa beklentileri de şekil değiştirdi.
Hafta başında enerji arzına dair gelişmelerin etkisiyle temkinli bir iyimserlik hakimken, hafta ortasından itibaren ABD'deki enflasyon verileri ve yapay zekâ yatırımlarının geleceğine yönelik haberler piyasaların yönü üzerinde belirleyici oldu. Yatırımcılar, yeni haftada ekonomik göstergelerin yanı sıra ABD'de devam eden bilanço sezonunda büyük teknoloji şirketlerinin açıklayacağı sonuçları yakından izleyecek.
ABD'de yıllık enflasyon, Orta Doğu ve Rusya-Ukrayna kaynaklı jeopolitik risklerin enerji maliyetlerini yükseltmesiyle son 4 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Tüketici Fiyat Endeksi'ndeki (TÜFE) artışta enerji fiyatlarının belirleyici rol oynadığı görülürken, beklentileri aşan verilerin ardından Fed'in yeniden faiz artırabileceği ihtimali güçlendi. Para piyasalarında, Fed'in gelecek yılın sonuna kadar toplam 3 kez faiz artırabileceği fiyatlanmaya başlarken, ABD tahvil faizleri ve dolar endeksi haftayı kayıpla tamamladı.
Teknoloji ve yarı iletken sektörlerindeki satışlar, yatırımcıların devlet tahvillerine yönelmesine yol açtı. Bu eğilimde, yüksek faizlerin ABD ekonomisinin büyüme kaynaklarından biri haline gelen yapay zekâ yatırımlarını olumsuz etkileyebileceği endişesi etkili oldu. Yapay zekâ yatırımlarında olası bir yavaşlamanın ekonomik büyüme için risk oluşturabileceği değerlendirilirken, Fed'in beklenen ölçüde parasal sıkılaşmaya gitmeyebileceği öngörüleri de öne çıktı.
Küresel teknoloji hisselerindeki satış baskısını artıran bir diğer gelişme ise Çinli çip üreticisi CXMT'ye ilişkin haberler oldu. Şirketin çip geliştirme alanında ilerleme kaydettiğine dair haberler, yarı iletken sektöründe rekabetin yoğunlaşabileceği beklentisini doğurdu. CXMT'nin geliştirdiği çiplerin daha düşük maliyetle üretilip üretilemeyeceğine yönelik değerlendirmeler, büyük teknoloji şirketlerinin kârlılıklarının olumsuz etkilenebileceği endişelerini artırdı ve yatırımcıların yapay zekâ odaklı hisselerdeki pozisyonlarını azaltmasına neden oldu.
Fed Başkanı Kevin Warsh, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankasının Tayland'ın başkenti Bangkok'ta düzenlediği yıllık toplantılar kapsamında katıldığı etkinlikte para politikasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Fiyat istikrarını sağlama konusundaki kararlılıklarını vurgulayan Warsh, gelecek toplantılara ilişkin önceden yönlendirme yapmayacağını belirtti. Warsh, "Toplantılara ilişkin önceden bir yargıda bulunmuyorum. Bu yılın geri kalanında yapacağımız toplantılarda ne yapabileceğime dair şimdiden bir şey söylemeyi doğru bulmuyorum." ifadelerini kullandı.
New York Fed Başkanı John Williams, Fed'in bu yıl bir kez daha faiz artışına gitmesi gerekebileceği görüşünü koruduğunu, ancak bu artışın ardından daha fazla faiz artırımına gerek kalmayabileceğini düşündüğünü söyledi. Gelecek yılın ekonomik görünümünün izlenmesi gerektiğini belirten Williams, "Hala dezenflasyonist güçlerin devrede olduğuna inanıyorum. Gelecek yıla dair enflasyon öngörüm enflasyonun önemli ölçüde gerilemesi yönünde." dedi. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack ise enflasyonun yüzde 2 seviyesine dönmesi için kısıtlayıcı para politikası duruşunun sürdürülmesinin uygun olacağını ifade etti.
Küresel piyasalarda yeni haftanın önemli gündem maddeleri arasında ekim ayına ilişkin öncü PMI verileri yer alıyor. Dünya genelinde açıklanacak veriler, ekonomik faaliyetlerin seyrine dair sinyaller vermesi açısından yakından takip edilecek. ABD'de hızlanan bilanço sezonunda ise teknoloji şirketi Meta ile elektrikli otomobil üreticisi Tesla'nın finansal sonuçları, özellikle teknoloji hisselerindeki satış baskısının ardından yatırımcıların odağında olacak.
Küresel piyasalardaki yoğun veri gündemine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararı da eşlik edecek. AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, TCMB'nin ekim ayında politika faizini 100 baz puan indirmesini bekliyor. Ekonomistlerin ortak beklentisine göre politika faizinin yüzde 37'den yüzde 36'ya düşürülmesi öngörülüyor. Böylece yurt içinde TCMB'nin faiz kararı, küresel piyasalarda ise Fed'in para politikası beklentileri, PMI verileri ve ABD'li teknoloji şirketlerinin bilançoları yeni haftanın temel gündem başlıklarını oluşturacak.
TürkAta Haber Ajansı
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi değildir. Piyasa verileri gecikmeli olabilir.