Kayseri'de 'kırmızı altın' hasadı başladı: Dalından fışkıran bereket üreticiyi sevindirdi
Kayseri'nin Akkışla ve Bünyan ilçelerinde yetişen ve 'kırmızı altın' olarak adlandırılan gilaburu meyvesinin hasadına başlandı. Geçen yıl don nedeniyle zarar gören üretici, bu yıl rekoltenin yüksek olmasından memnun.
Yeni Şafak'ın haberine göre, Kayseri'de ağırlıklı olarak Akkışla ve Bünyan ilçelerinde yetiştirilen ve 'kırmızı altın' diye anılan gilaburunun hasat dönemi başladı. Eylül ayının sonlarından ekim ayının ortalarına kadar süren hasatta, geçen yıl yaşanan don olaylarının aksine bu yıl verimin yüksek olması üreticiyi memnun etti.
Kırmızı renkli ve üzüm büyüklüğündeki taneleriyle dikkat çeken gilaburu, kentin toprak yapısı ve Erciyes Dağı'nın rüzgarı sayesinde kendine özgü bir aroma kazanıyor. Böbrek taşı düşürmeye yardımcı olduğu ve doğal ağrı kesici özelliği bulunduğu belirtilen, yüksek oranda C vitamini içeren meyve, kentte yaygın olarak tüketiliyor.
Hasat edilen gilaburular temizlendikten sonra salamura yapılmak üzere bidon ve şişelere konuluyor. Üzerine su eklenen meyveler, olgunlaşması için bekletiliyor ve yaklaşık bir ay sonra tüketime hazır hale geliyor. Kış aylarında ezilip tatlandırılan 'kırmızı altın', hem meyve suyu olarak hem de sofralarda tüketiliyor.
Melikgazi ilçesi Gürpınar Mahallesi'nde gilaburu üretimi yapan Ahmet Ulu, hasadın kasım ayına kadar devam ettiğini söyledi. Ulu, "Hasat tek tek elle koparılarak, taneleri dökülmeden yapılıyor. Kovalarda toplayıp satıyoruz. Gilaburular turşu olarak kuruluyor. Yaklaşık 1 ay suda bekletildikten sonra suyu sıkılıp içilebiliyor. Tane tane de yenilebiliyor. Rekolte bu sene çok güzel. Geçen sene don kesmişti ama bu sene çok güzel. Hasadı genelde imece usulü yapıyoruz. Her gün komşular toplanıp bir bahçeye gidiyoruz. Kayseri'de dini bayramlar başta olmak üzere özel günlerde gelen misafirlere gilaburu suyu sıkıp ikram ederiz. Genelde kola veya meşrubat ikram etmeyiz, gilaburu suyu ikram ederiz. Şeker hastalığına iyi geldiğini ve böbrek taşlarını düşürmede iyi olduğunu duydum. Turşu gibi yapıp suyunu içiyoruz, yoksa dalından ilk koparıldığında çok acı oluyor" dedi.
Meyvenin ekonomik getirisinin diğer tarım ürünlerine göre daha yüksek olduğunu belirten Ulu, "Gilaburunun ekonomisi iyi. Elmadan, armuttan daha güzel bir getirisi var. Kilosunun fiyatı ise 70 ile 100 lira arasında satılıyor. Genelde bizden fabrikalar ve işleyiciler alıyor. Burada günlük topladığımızı fabrikaya götürüyorlar. Onlar da bizim yaptığımız gibi turşu koyup, temizleyip, suya koyup sıkıp içiyorlar. İmece usulüyle ve herkesin birbirine yardım etmesiyle bu işin içinden çıkıyoruz. Yiyemeyenler de acısını kırmak için içine biraz şeker atabiliyor" diye konuştu.
Bölgede gilaburu ticareti yapan Eyüp Gül ise "Elle tek tek toplanan ürünlerimize talep yoğun. Diğer yıllara göre bu sene talep daha fazla. Biz hem toplamasını hem satışını yapıyoruz. Geçen yıl soğuklardan dolayı ürünlerimizi don vurmuştu, bu sene ürünler çok güzel. Verim bizi sevindirdi. Ürünleri toplayıp leğenlerde yıkıyoruz. Bidonlara koyup üzerine su ekleyip o şekilde muhafaza ediyoruz. Karanlık ve serin yerde saklanırsa ürün daha fazla dayanabiliyor. Doğal tüketiminin birçok hastalığa iyi geldiği biliniyor. Şu an 5 kiloluk bidonlarda ürünlerimiz 500 liraya satılıyor ama hasattan sonra fiyat değişebiliyor" ifadelerini kullandı.
TürkAta Haber Ajansı
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi değildir. Piyasa verileri gecikmeli olabilir.