Avrupa sanayisindeki üç aylık düşüş Türkiye’nin ihracatını nasıl etkileyecek
Euro Bölgesi’nde ağustosta sanayi üretimi yüzde 0,5 azaldı; dayanıksız tüketim mallarında yıllık kayıp yüzde 9,1 oldu. AB’nin Türkiye ihracatında yüzde 43 payı bulunuyor ve bu gelişme talep riskini gündeme taşıyor.
Dünya'nın haberine göre, Avrupa sanayisinde üç aydır süren gerileme, Türkiye ihracatı açısından yeni kaygıları beraberinde getiriyor. Ağustos ayında Euro Bölgesi’nde sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 0,5 azaldı; AB genelinde üretim ise yüzde 0,3 geriledi. Üretimdeki bu düşüş, üçüncü ay üst üste kaydedildi ve aylık daralma giderek belirginleşti. Yıllık veriler ise zayıflamanın devam ettiğini gösterdi; Euro Bölgesi’nde üretim geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,1, AB genelinde ise yüzde 0,2 daraldı. Bu tablo, üretimin bazı sektörlarda eşit oranda küçülmediğini ortaya koyuyor.
En dikkat çekici gelişme, dayanıksız tüketim mallarındaki gerileme oldu. Ağustosta bu kalem için üretim aylık olarak yüzde 2,7 düşerken yıllık bazda yüzde 9,1 geriledi. AB seviyesinde ise yıllık düşüş yüzde 6,7 olarak kayıtlara geçti. Buna karşılık ara malı üretimi yüzde 0,8, enerji üretimi yüzde 0,6 azaldı; sermaye malı üretimi ise yüzde 0,4 artış gösterdi. Dayanıklı tüketim malları ve sermaye malları tarafında yıllık karşılaştırmada ise artışlar kaydedildi; sermaye malı üretimi yüzde 3 ve enerji üretimi yüzde 3,1 yükseldi. Bu veriler, Avrupa sanayisindeki zayıflamanın özellikle dayanıksız tüketim mallarında belirginleştiğini, yatırım malları üretiminin ise daha dirençli kaldığını gösteriyor.
Avrupa’nın büyük ekonomileri arasında da hareketler farklılaştı. Almanya’da üretim önceki aya göre yüzde 0,4 artarken Fransa’da yüzde 0,3, İtalya’da yüzde 1,3 ve İspanya’da yüzde 0,8 geriledi. AB genelinde en sert aylık daralma Belçika’da yüzde 5,1 olurken onu İrlanda yüzde 3,1 ve Portekiz yüzde 2 ile izledi. En güçlü artış ise İsveç’te yüzde 6,5 olarak kayda geçti; Estonya yüzde 4,3 ve Hollanda yüzde 2,6 yükseldi. Ülkeler arasındaki farklılaşma, kaybın tüm ekonomilere eşit dağılmadığını ortaya koydu.
Türkiye açısından ise Avrupa Birliği ülkelerinin toplam ihracat içindeki payı yüzde 43 olarak görünüyor. Ocak-ağustos döneminde AB’ye yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre artış gösterdi. Avrupa’daki sanayi faaliyetlerindeki zayıflama, Türkiye’nin özellikle ara malı ve sanayi ürünü tedarikçisi konumundaki şirketlerini yakından ilgilendiriyor; otomotiv, makine, metal ve kimya gibi sektörlerdeki üretim ve yatırım eğilimleri, Türk tedarik zincirini etkileyebilir. Ancak Avrupa sanayi üretimindeki aylık gerilemenin mutlaka Türkiye’nin ihracatını aynı hızla azaltacağı anlamına gelmiyor; talep, siparişler ve döviz kurları gibi dinamikler, ürün gruplarına göre farklılık gösterebilir.
Ticaret Bakanlığı’nın 3 Ekim’de açıkladığı verilere göre Türkiye’nin eylül ayı toplam ihracatı yıllık yüzde 15,4 artışla yaklaşık 26 milyar dolara ulaşmıştı. Dolayısıyla Avrupa’daki sanayi daralmasının Türkiye üzerindeki etkisini değerlendirirken mevcut ihracat performansının yanı sıra gelecek aylardaki talep riskinin ayrı analiz edilmesi gerekiyor. Ayrıca enerji maliyetlerindeki artış, üretim maliyetlerini etkileyerek kârlılık ve rekabet gücü üzerinde belirleyici olabilir. Eur Bölgesi’nin ağustos verilerine göre sanayi üretici fiyatları aylık yüzde 1,9, yıllık yüzde 8,2 yükseldi; enerji üretici fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 21’e çıktı. Eylül verileri 16 Kasım 2026’da açıklanacak ve Avrupa’daki üretim hareketleri ile Türkiye’nin ihracat talebinin seyrini belirleyecek.
Enerji maliyetleri yükselişi, özellikle enerji yoğun faaliyet gösteren üreticilerin kârlılığını etkilerken, sanayi üretiminin hacmi daralırken fiyat baskısı da artış gösterdi. Avrupa’daki veriler, üç aylık düşüşün geçici bir dalgalanma mı yoksa süregelen bir değişim mi olduğuna dair ipuçları verecek. Türkiye için ise Avrupa’daki sanayi faaliyetlerinin güç kazanıp kazanmayacağı, gelecek dönemde ihracat talebinin hangi yönde seyredeceğini belirleyecek önemli bir başlık olarak izlenecek.
TürkAta Haber Ajansı