Altın yeniden düşecek mi? Dev bankadan yeni uyarı
Altının ons fiyatı 4 bin 150 dolara yaklaşırken yatırım bankası TD Securities, satış baskısının henüz sona ermediği uyarısında bulundu. Bugün saat 15.30'da açıklanacak ABD enflasyonu öncesinde üç kritik fiyat seviyesi öne çıkıyor. Yatırımcıları iki farklı senaryo bekliyor.
Altın yeniden düşecek mi? Dev bankadan yeni uyarı
Altının ons fiyatı 4 bin 150 dolara yaklaşırken yatırım bankası TD Securities, satış baskısının henüz sona ermediği uyarısında bulundu. Bugün saat 15.30'da açıklanacak ABD enflasyonu öncesinde üç kritik fiyat seviyesi öne çıkıyor. Yatırımcıları iki farklı senaryo bekliyor.
Altın fiyatlarında toparlanma bekleyen yatırımcılar için 14 Ekim Çarşamba günü kritik başladı. Altının ons fiyatı Asya işlemlerinde yaklaşık 4 bin 155 dolara gerilerken uluslararası finans kuruluşlarından yeni uyarılar geldi. TD Securities, bazı büyük fonların satış yönlü pozisyonlarını azaltmasına rağmen değerli metalde aşağı yönlü risklerin devam ettiğini bildirdi.
Bugün açıklanacak ABD enflasyon verisi ise altının kısa vadeli hareketinin yönünü değiştirebilecek en önemli gelişme olarak öne çıkıyor.
Altın, hafta başında 4 bin 200 dolar seviyesini aşmayı denedi ancak yükseliş kalıcı olmadı. 12 Ekim işlemlerinde 4 bin 217 dolara kadar çıkan fiyatlar, doların güçlenmesi ve ABD tahvil getirilerinin yüksek seyretmesi nedeniyle yeniden geriledi.
13 Ekim'de de satış baskısının sürmesiyle fiyat 4 bin 150 dolar bölgesine yaklaştı. Böylece yatırımcıların beklediği güçlü toparlanma henüz gerçekleşmedi. Son hareket, altının yalnızca yükselmekte zorlanmadığını, kısa vadeli desteğini de korumak zorunda olduğunu gösteriyor.
Altındaki gerilemenin önemli nedenlerinden biri, Orta Doğu'daki gerilimin enerji fiyatlarını yüksek tutması. ABD tipi ham petrolün varil fiyatı 13 Ekim'de 94 doların üzerine çıkarken, ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,223 düzeyine kadar yükseldi.
Yüksek petrol fiyatları, enflasyonun yeniden hızlanabileceği endişesini artırıyor. Böyle bir ortamda Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutması veya yeniden artırması ihtimali güçleniyor. Faiz geliri sağlamayan altın da getirili yatırım araçları karşısında dezavantaj yaşayabiliyor.
ABD'de eylül ayına ilişkin tüketici fiyat endeksi bugün Türkiye saatiyle 15.30'da açıklanacak. Ağustos ayında yıllık enflasyon yüzde 3,4, aylık fiyat artışı ise yüzde 0,4 olarak gerçekleşmişti.
Eylül verisi için bazı ekonomistlerin beklentisi, enerji maliyetlerinin etkisiyle yıllık enflasyonun yüzde 3,7'ye yükselmesi yönünde. Buna karşılık gıda ve enerji hariç çekirdek fiyatların aylık artışının yüzde 0,2'ye yavaşlayabileceği tahmin ediliyor. Bu iki göstergenin farklı yönlerde hareket etmesi, altın piyasasında ilk tepkiyi karmaşık hale getirebilir.
Altın genellikle enflasyona karşı koruma sağlayan bir yatırım aracı olarak görülüyor. Ancak güncel piyasa koşullarında enflasyonun yükselmesi, fiyatların mutlaka artacağı anlamına gelmiyor.
Beklentilerden yüksek açıklanacak bir enflasyon verisi, Fed'in yeniden faiz artıracağı düşüncesini güçlendirebilir. Bu durumda ABD tahvil getirilerinin ve doların yükselmesi altın üzerinde yeni baskı oluşturabilir. Tersine, özellikle çekirdek enflasyondaki yavaşlama faiz endişelerini azaltırsa altın yeniden alıcı bulabilir. Bu nedenle açıklanacak rakam kadar piyasanın ona verdiği tepki de önemli olacak.
TD Securities'in değerlendirmesi, altın yatırımcıları açısından dikkat çekici bir ayrıntı içeriyor. Bankaya göre emtia piyasalarında sistematik işlem yapan bazı fonlar, altın ve platindeki düşüş beklentisine dayalı pozisyonlarını azaltmaya başladı.
Bu tür işlemlerde yatırımcılar, daha önce açtıkları satış pozisyonlarını kapatmak için alım yapabiliyor. Dolayısıyla piyasada alım görülmesi her zaman kalıcı yükseliş beklentisinin güçlendiği anlamına gelmiyor. TD Securities, pozisyonlardaki bu değişime rağmen değerli metallerde yeni satışların görülebileceği uyarısında bulunuyor.
New York Fed Başkanı John Williams'ın 13 Ekim'deki değerlendirmesi de fiyatlamalar açısından önem taşıyor. Williams, 2026 yılı içinde bir faiz artışının daha uygun olabileceğini belirtirken 2027'de ilave sıkılaştırmaya ihtiyaç duyulmayabileceğini ifade etti.
Williams'ın açıklaması, faiz politikasındaki belirsizliği tamamen ortadan kaldırmadı ancak önümüzdeki yıl için daha sınırlı bir sıkılaştırma olasılığına işaret etti. ABD tahvil getirilerinin açıklamanın ardından gerilemesi altın üzerindeki baskının bir bölümünü hafifletti. Buna rağmen yatırımcılar enflasyon verisini görmeden güçlü bir yön belirlemekte temkinli davranıyor.
CME FedWatch verilerine dayanan 14 Ekim sabahı değerlendirmelerinde, Fed'in 27-28 Ekim toplantısında faizleri sabit tutma olasılığı yaklaşık yüzde 77 olarak hesaplanıyor.
Buna karşılık aralık ayına yönelik fiyatlamalarda bir faiz artışı ihtimali yaklaşık yüzde 88 düzeyinde bulunuyor. Bu oranlar kesin kararları değil, piyasadaki sözleşmelerden türetilen ve yeni verilerle değişebilen beklentileri yansıtıyor. Bugünkü enflasyon rakamları, özellikle aralık toplantısına ilişkin beklentileri değiştirebilir. Altının dolar ve tahvil faizleri üzerinden alacağı tepkinin büyüklüğü de bu değişime bağlı olacak.
Fiyatın 100 günlük hareketli ortalamanın altında bulunması, toparlanma denemelerinin henüz kalıcı bir yükseliş eğilimine dönüşmediğine işaret ediyor.
Yukarı yönde ilk önemli bölge 4 bin 220 dolar olarak gösteriliyor. Bu seviyenin aşılması halinde 100 günlük hareketli ortalamaya karşılık gelen yaklaşık 4 bin 250 dolar gündeme gelebilir.
Ancak bu seviyelere ulaşılması tek başına yükselişin devam edeceğini garanti etmiyor. Fiyatların söz konusu bölgelerin üzerinde kalıcılık göstermesi önem taşıyor.
Aşağı yönde ise 4 bin 45 dolar seviyesi dikkat çekiyor. Teknik değerlendirmede bu bölge, Bollinger bantlarının alt sınırı ve kısa vadeli fiyat hareketinde önemli bir destek olarak öne çıkarılıyor.
Altının bu seviyenin üzerinde kalması, mevcut düzeltmenin belirli bir aralıkta devam etmesini sağlayabilir. Ancak desteğin belirgin biçimde kırılması daha derin bir geri çekilme riskini artırabilir. Bu seviyeler teknik analizden elde edilen göstergelerdir. Kesin fiyat hedefi veya gerçekleşmesi zorunlu bir senaryo olarak değerlendirilmemelidir.
Altının uzun vadeli görünümünde merkez bankalarının rezerv tercihleri önemini koruyor. Dünya Altın Konseyinin verilerine göre merkez bankaları ağustos ayında net 39 ton altın aldı. Çin, Polonya ve Özbekistan alımlarıyla öne çıktı.
Buna karşılık Kazakistan Merkez Bankası, rezervleri içindeki yüksek altın ağırlığını azaltmak amacıyla satış planını gündeme getirdi. Ancak bu karar, bütün merkez bankalarının altından uzaklaştığı anlamına gelmiyor.
Nitekim ağustos ayında Rusya ve Ürdün de altın satmıştı. Kazakistan'ın rezervlerini çeşitlendirme tercihi, tek başına küresel altın fiyatlarının yönünü belirleyebilecek bir gelişme olarak görülmemeli.
Bugün açıklanacak ABD enflasyonu, hem altının ons fiyatını hem de doların uluslararası seyrini etkileyebilir. Türkiye'de gram altının fiyatı ise bunların yanında dolar/TL kurunun hareketine bağlı olacak.
Yatırımcılar açısından ilk önemli gelişme saat 15.30'daki enflasyon verisi. Ardından saat 21.00'de Fed'in Bej Kitap raporu yayımlanacak. 15 Ekim Perşembe günü açıklanacak üretici enflasyonu ise faiz beklentileri açısından bir sonraki veri olacak.
Altının yükselişe geçip geçmeyeceğinde özellikle 4 bin 220 ve 4 bin 250 dolar bölgeleri, düşüş riskinde ise 4 bin 45 dolar seviyesi izlenecek.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi değildir. Piyasa verileri gecikmeli olabilir.