İçeriğe geç
26 Ekim 2026, Pazartesi Canlı PiyasalarAltınBorsaDövizKriptoBölümlerRSSEditör Girişi

Piyasanın nabzı, ekonominin gündemi.

Altın ve Emtia

Altında yeni dip uyarısı: Kritik seviyeler izleniyor

Ons altının 4 bin ABD Doları'nın altına sarkmasıyla analistler kısa vadede yeni dip seviyelerinin görülebileceğini belirtirken, uzun vadeli yükseliş beklentilerinin korunduğu vurgulanıyor. Petrol fiyatlarındaki artış ve Fed'in faiz politikası altın üzerindeki baskıyı artırıyor.

TürkAta Haber Ajansı

Altında yeni dip uyarısı: Kritik seviyeler izleniyor

Altın fiyatlarında son dönemde etkili olan satış dalgası, yatırımcıların düşüşün ne zaman duracağına odaklanmasına neden oldu. Ons altının 4 bin ABD Doları seviyesinin altına gerilemesi, piyasalarda yeni diplerin görülebileceğine dair beklentileri güçlendirdi. ABD tahvil getirilerindeki düşüşe rağmen altının toparlanamaması, piyasadaki kırılgan yapıyı gözler önüne serdi. Uzmanlar kısa vadeli satış baskısının devam edebileceğini öngörürken, uzun vadeli yükseliş potansiyelinin henüz kaybolmadığına dikkat çekiyor.

Cumhuriyet'te yayınlanan habere göre, değerli metaller analisti Przemyslaw Radomski, altın fiyatlarındaki düşüşün henüz sona ermeyebileceğini ve önümüzdeki günlerde veya haftalarda yeni dip seviyelerinin test edilebileceğini ifade etti. Radomski, altının 2026 yılındaki en düşük seviyelerine yeniden gerilemesinin olası senaryolar arasında yer aldığını belirtti. Ancak analist, bu kısa vadeli kötümserliğin uzun vadeli yükseliş tezini çürütmediğini, birkaç hafta veya ay sürebilecek bir düzeltmenin ardından altın ve gümüşte yeniden yükseliş hareketinin başlayabileceğini kaydetti.

Piyasalarda artan nakit ihtiyacı da altın üzerindeki baskıyı artıran temel risklerden biri olarak öne çıkıyor. Hisse senetlerinde zarar eden yatırımcıların likidite sağlamak amacıyla diğer varlıklarını satması, geleneksel güvenli liman olan altının da satış baskısı altında kalmasına yol açıyor. Bu süreçte belirsizlik dönemlerinde talep görmesi beklenen altın, yatırımcıların pozisyon kapatma eğilimi nedeniyle sert fiyat hareketlerine maruz kalabiliyor.

OCBC stratejistleri, ABD tahvil getirilerindeki belirgin düşüşe rağmen altın fiyatlarının bu gelişmeden destek bulamamasına işaret ederek piyasa görünümündeki zayıflığın sürdüğünü vurguladı. Banka, altın fiyatlarının dengelenmesi için petrol fiyatlarında gevşeme ve reel faizlerin daha da gerilemesini kritik koşullar olarak değerlendiriyor. OCBC, bu gelişmelerin fiyatlara olumlu yansıdığı netleşmeden kısa vadeli beklentilerinde iyimser bir duruşa geçmeyeceğini açıkladı.

TD Securities Kıdemli Emtia Stratejisti Ryan McKay, altın fiyatlarının petrol piyasasındaki gelişmeler, faiz beklentileri ve ABD Merkez Bankasının (Fed) politikası nedeniyle baskı altında kaldığını belirtti. McKay, trend izleyen sistematik fonların yoğun satışlarının da son dönemdeki düşüşü hızlandırdığını ifade etti. Brent petrolün varil fiyatının 117 doların üzerinde kapanması, enerji maliyetlerinden kaynaklanan enflasyon endişelerini yeniden tetikledi. Enflasyonist baskıların artabileceği beklentisi, Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği öngörüsünü güçlendirerek, faiz getirisi olmayan altının cazibesini azaltıyor.

CME FedWatch verilerine göre, Fed'in aralık ayında faiz artırma olasılığı yüzde 79,4 olarak hesaplanırken, 27-28 Ekim tarihlerindeki toplantıda faizlerin sabit tutulması ihtimali yüzde 90,6 seviyesinde bulunuyor. Teknik görünümde altın, 100 günlük hareketli ortalamasının altında işlem görüyor. Göreli güç endeksinin (RSI) 34,13 seviyesine gerilemesi güçlü satış baskısını gösterirken, göstergenin aşırı satım bölgesine yaklaştığına işaret ediyor. İlk önemli direnç noktası 4 bin 15 dolar olarak belirlenirken, bu seviyenin aşılması durumunda 4 bin 130 dolar ve ardından 4 bin 220-4 bin 240 dolar aralığı gündeme gelebilir.

Altındaki düşüşe gümüş de eşlik ediyor. Ocak ayında yaklaşık 120 dolara kadar yükselen gümüş, zirve seviyesine kıyasla değerinin yarısından fazlasını kaybetti. Analist Jesse Colombo, gümüşte olası bir toparlanma için 50 dolar seviyesinin korunmasının kritik önem taşıdığını belirtti. Altın fiyatlarının kısa vadeli yönü açısından Fed'in 28 Ekim'de açıklayacağı faiz kararı ve 29 Ekim'de beklenen kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyon verisi yakından takip edilecek. Analistler, yeni dip seviyelerinin görülebileceğine işaret ederken, toparlanma için ekonomik verilerin ve teknik dirençlerin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

TürkAta Haber Ajansı
Ekonomi Gündemi

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi değildir. Piyasa verileri gecikmeli olabilir.

Okumaya devam edin