Ağıralioğlu, ihtiyaç kredilerinde takip oranının yüzde 6,75'e çıktığını söyledi
Ağıralioğlu, ihtiyaç kredilerinde takip oranının yüzde 6,75'e çıktığını söyledi
(ANKARA) - Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, "Milletimiz kazandığıyla geçinemiyor. Geçinebilmek için borçlanıyor. Borcunu ödeyebilmek için yeniden borçlanıyor. Artık aldığı krediyi de kullandığı kredi kartını da ödeyemez hale geliyor" dedi.
Ağıralioğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine işaret ederek vatandaşların borç yüküne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bazı varlık yönetim şirketlerinin tahsilat yöntemlerine ilişkin şikayetleri de gündeme getiren Ağıralioğlu, bu şirketlerin denetlenmesi gerektiğini ifade etti.
Ağıralioğlu, BDDK verilerine göre ihtiyaç kredilerinde takibe dönüşüm oranının yüzde 6,75'e ulaşarak geçmiş yılların rekorunu aştığını, kredi kartlarında bu oranın yüzde 5,7'ye, bankacılık sektörünün genelinde yüzde 3,2'ye yükseldiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Bu rakamların ne anlama geldiğini hükümetimiz biliyor mu? Milletimiz kazandığıyla geçinemiyor. Geçinebilmek için borçlanıyor. Borcunu ödeyebilmek için yeniden borçlanıyor. Artık aldığı krediyi de kullandığı kredi kartını da ödeyemez hale geliyor. Sayın Cumhurbaşkanımıza sormak istiyorum: 24 yıldır bu memleketi yönetiyorsunuz. Milletimize refah vadettiniz, zenginlik vadettiniz, alın terinin karşılığını alacağı bir Türkiye vadettiniz. Geldiğimiz yere bakın. Emeklimiz maaşıyla geçinemiyor. Çalışanımız ay sonunu getiremiyor. Esnafımız işini çevirebilmek için krediye muhtaç. Gençlerimiz daha hayatlarını kuramadan borçlanmak zorunda kalıyor.
Bir de borcunu ödeyemeyen insanımızın yaşadıklarına bakın. Bankaların tahsil edemedikleri alacaklarını devrettiği varlık yönetim şirketlerinden bazılarının, borçlu vatandaşlarımızın ailelerini ve yakınlarını ısrarla arayarak baskı kurduğuna dair şikayetler var. Böyle şey olur mu? Vatandaşımızın borcu varsa hukuk içinde tahsil edersiniz. Alacaklının hakkını korursunuz. Ama borçlunun da hakkı var, haysiyeti var, ailesi var, çoluğu, çocuğu var. Bir insan borcunu ödeyemedi diye ailesinin huzurunu bozmaya, yakınlarını baskı altına almaya kimin hakkı var?
Devlet buna müsaade edemez. Bu şirketleri denetlemek, hukuka aykırı tahsilat yöntemlerini engellemek, vatandaşının hakkını ve hukukunu korumak zorundadır. Borç yükü artık ailelerin huzurunu, insanımızın ruh sağlığını tehdit ediyor. Çaresizlik içinde canına kıymayı düşünecek kadar ağır sıkıntılar yaşayan insanlarımız var. Bunun mesuliyetini kim taşıyacak?
Milletimizin borçlanabilmesini ekonomik imkan, kredi hacminin büyümesini zenginleşme diye anlatamazsınız. Milletin refahı ne kadar borçlanabildiğiyle değil, kazandığıyla ne kadar yaşayabildiğiyle ölçülür.
Türkiye'nin kaynakları var, üretim gücü var, çalışkan insanları, dünyayla rekabet edebilecek sanayicisi, esnafı, çiftçisi, yetişmiş evlatları var. Bu kadar imkanın içinde milletimizin borçla yaşamaya mecbur kalmasını kabul etmiyoruz.
Biz Anahtar Parti olarak alın terinin karşılığını kıymetli hale getirmeye, üretimi artırmaya, enflasyonu düşürmeye, milletimizi yeniden refahla buluşturmaya talibiz. Biz milletimizin borcunu değil, kazancını büyütmeye geliyoruz."
Haber kaynağı: ANKA
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi değildir. Piyasa verileri gecikmeli olabilir.